Demokrat Gündem Demokrat Gündem
Demokrat Gündem Demokrat Gündem
İzmir booked.net
+15°C
  • Demokrat Gündem EURO : 10.3712
  • Demokrat Gündem DOLAR : 8.8399
  • Demokrat Gündem STERLİN : 12.1346

Papirüs’ten günümüze kitap

20.12.2020 12:05
Yaşar Aksoy/Papirüs’ten günümüze kitap

Bu gezegen üzerinde yürümeye ve düşünmeye başla­yan insan, ilk çağlardan beri uygarlık savaşının inatçı yol­cusu­dur.. En ilkel koşullardan en ileri teknolojilere uzanan ve mil­yon­larca yılı kapsayan bu mücadelesinde, hiç şüphe­siz insanın en büyük yardımcısı ve itici gücü Kitap’ın ta kendisidir. Sü­mer’in kil tabletleri, Mısır papirüsleri, antik Roma’nın tomar­ları, Ber­gama parşömeni, Ortaçağ el yaz­maları, bizim basılı kağıtları­mız, kitabın gelişim sürecin­deki aşamalardır.. Önü­müzdeki yüzyıllarda da insanoğlu­nun yönünü belirleyecek olan güç, yine kitaptır. Klasik veya e-kitap, ne olursa olsun, insanoğlu yanında kitapla uygarlık mücadelesine devam edi­yor..

Şöyle bir benzetme yapabiliriz..

İlk insanların ve en gelişmiş küresel insanların da yer al­dığı bir orkestra düşünelim.. Her kafadan bir ses çıksın, ama tüm bu sesler gerçekte anlamlı bir besteyi sunuyor ol­sunlar. Orkestra şefinin elindeki yönlendirici değnek ki­taptır. Or­kestra şefi kim diye sorarsanız, kimi ona Tanrı di­yor, kimi Bi­lim diyor.. Biz şefin elindeki değnekle ilgiliyiz..

Yazı, kitabın içine gizlenmiştir. Yazı, kitabın kanıdır..  

Şöyle bir geçmişe dönelim..

Kitaptan önce “Bellek” vardı, yani eski terimle “Zihin”..

İnsanoğlu, okuma yazmayı bilemediği, kağıdın, kale­min, mürekkebin, daktilonun ve diğer yardımcı kavramla­rın bu­lunmadığı en eski karanlık yüzyıllarda, tüm bilgiler, yasalar, emirler, efsaneler, destanlar, anlatılar, inanç ve ge­lenekler, duygu ve düşünceler kitaplarda değil, insanoğlu­nun belle­ğinde, o zamanki ilkel insanın küçük zihninde gizleniyordu.. İnsanlar bilgiyi ve dinlediğini, bellek yolu ile birbirlerine akta­rıyorlardı, Krallar fermanlarını sözlü olarak halka duyuruyor, şairler çevrelerindeki insanlara şiirlerini aktarıyor, o insanlar o şiirleri başkalarına sunuyordu, ba­badan oğla, dededen toruna, kabileden kabileye, köyden köye bu böyle devam edip gidi­yordu, Orhan Öcal’ın deyi­miyle, “İnsan, canlı bir kitaptı” o za­manlar..

İnsanlar önce mağaralara resim yaparak, o resimdeki şeyi aktarmaya başladılar. Eğer kuş resmi çizmişlerse, gör­dükleri bir kuşu anlatıyorlardı, sonra İdiographic yazı şekli ortaya çıktı; bir adım ilerisine geçmiştik serüvenimizin, ar­tık insanlar ma­ğara duvarına kuş resmi çizerlerse uçmak eylemini anlatmış oluyorlardı, somut şekle düşünsel kav­ram yüklemişlerdi..

Böylece 7000 yıl önce yazı bulundu.. Yazı ile birlikte artık bilgi kayıt altına alınıyor ve saklanabiliyordu. Kitaba giden heyecan verici serüven başlamış oldu..

Önce Mısır yazısı denilen hiyeroglif yaratıldı. Fransız bil­gini Jean François Champollion 1821’de bu yazıyı çözdü ve 3000’den fazla işaret olduğunu belirtti. Bu yazı, resim­lerle kendini ifade ederdi, alfabe daha ufukta gözükmü­yordu.

Sonra Çivi yazısı ortaya çıktı. M.Ö. 1200’lerde kullanıl­mıştı. Hititler, Persler bu yazıyı biliyorlardı. Tuğlalar üze­rine ucu sivri aletlerle yazılan bu yazılar çok ince çubuk biçiminde olurdu.

Fenike Yazısı 26 harften oluşuyordu. Eski Türk Ya­zısı’nın en ilginç örneğini Moğolistan’daki Orhun Kita­besi’nde görüyo­ruz. Bilge Kağan tarafından diktirilen bu kitabe’yi, Danimar­kalı Wilhelm Thomson okudu. Türkler, Soğd Alfabesi, Gök­türk Alfabesi, Uygur Alfabesi gibi üç alfabe kullandılar.  Türkler İslam’ı seçtikten sonra bir çeşit hiyeroglif olan Arap Alfabesini seçtiler, 1928 yılında Latin Alfabesini tercih ettiler.

İnsanlar yazıyı fark ettikten sonra, ne bulurlarsa üzerine yazmaya başladılar. Taşlar, mağara duvarları, tah­ta­lar, kil, mum, kurşun, fildişi, koyun köprücük kemikleri, ağaç kabukları, hayvan derileri, daha sonra kumaşlar, bu sürecin içinde insana yazıyı üstlerine yazması için su­nuldu..

Örneğin Hazreti Muhammed, Kuranı Kerim’i koyun köp­rücük kemikleri üzerine yazdırdı.

Papirüs, insanın kullandığı ilk malzemeler içinde en ün­lüsüdür. Nil Vadisi’nde özellikle deltada yetişen Papyrus bitki­sinden yapılan kağıda benzer ama kolay yıp­ranan bu mal­zeme Mısır Firavunları devrinde (M.Ö. 3000’den beri) ki­tap yapmak için kullanıldı. Papirüs kitap, rulo şeklindeydi. Yazı satırları, sütunlar şeklindeydi.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş