Demokrat Gündem
Demokrat Gündem
İzmir booked.net
+15°C
  • Demokrat Gündem EURO : 11.0179
  • Demokrat Gündem DOLAR : 9.4984
  • Demokrat Gündem STERLİN : 13.0701

JURASSIC PARK'IN YAZARI ÖLÜNCE, NEDEN SARSILDIM?

09.05.2021 08:48

Her şeyden önce şunu içtenlikle belirtmeliyim ki, Jurassic Park’ın yazarı ölünce derin biçimde sarsıldım..

Harvard Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra ka­ri­yerine yazar ve film yapımcısı olarak devam eden, “Tekno Gerilimin Babası” namıyla tanınan ve hepimizin ezbere bildiği Jurassic Park gibi sinemaya uyarlanan çok sa­yıda kitabın Ame­rikalı yazarı Michael Crichton, 66 yaşında Los Angeles’ta kan­serden yaşamını yitirdi (4 Aralık 2008). Yazar, film yapımcısı ve yönetmen Crichton’un, dünya ça­pında ilgi gören ER (Acil Servis) gibi dizilerde ve televiz­yon filmlerinde imzası bulunu­yordu. Crichton’ın romanları arasında The Andromeda Strain, Jurassic Park, The Lost World, Congo, The Terminal Man, Time Line, Prey ve State of Fear gibi dünyaca ünlü  yapıtlar vardı.

1942 Chicago doğumlu Michael Crichton, Amerika’da aynı zamanda kitabı, filmi ve televizyon dizisi bir numara ol­muş tek yazardır. Türkiye’de Altın Kitaplar’dan; Haksız Ya­sak, Sessiz Tehlike, Av, Yakan Sırlar (Kongo), Taciz, İnkilap Kitabevi’ nden;  Sıradaki, Zaman Tüneli, 13. Savaşçı, Küre, Jurassic Park, Uçuş 545, Yükselen Güneş, Remzi Kitabevi’n den Kayıp Dünya  isimleriyle kitapları basıldı.

Yazarın özelliği, ustaca kaleme aldığı bilimkurgu ro­manlarında; fantasya, astro fizik (uzaybilim), genetik, nano teknoloji ve kuantum mekaniği gibi milenyum temalarını, po­litik ve kriminal gerilimi yüksek tekno-serüven öyküleri içinde nefes kesici bir tarzda verebilmesiydi.

Benim de son yıllarımda favori yazarımdı; belki on yı­lımı, Crichton bunu nasıl yazdı veya şimdi ne yazacak diye düşünerek geçirmişimdir. Benim için temel yapıtı, Time Line (Zaman Tüneli) isimli inanılmaz bir tarihi senaryoya oturan bilim kurgu şahaseridir. Romanın Türkçe olarak ya­yınlanmış Zaman Ötesi ismini taşıyan bir VCD’si de vardır. Canım öte alemlere gitmek isteyince, hem romanı bir kez daha okurum, hem de Robert Donner’in yönettiği ve Paul Walker’in başro­lünde oynadığı filmini nefesimi tutarak iz­lerim. Time Line’nin müthiş hikayesi şöyledir: 

“Fransa’da Dordogne Vadisi’nin ortasında Yale Üniversi­tesi’nden bir grup arkeoloji öğrencisi ve profesörleri, 14.yüzyıla ait kaledeki kalıntıları araştırmaktadırlar. Profesör Edward Johnston, oğlu Chris, yardımcısı Marek, öğrencileri Kate, Stern, François, Johnston, çalışmalar esnasında ortaçağ kale-şatosu La Roque Castle’ı ve yakınlardaki Castlegard kasabasındaki manas­tırı ve yapıları da keşfedeceklerdir. Kazıda şüpheli bir sponsor vardır. İnternational Technology Corparation (ITC) adına çalışan Doniger, ekibi içinden izlemektedir. Profesör Johnston, bazı ya­nıtları almak için New Mexico’daki ITC merkezine gittiği sırada kazı yapan öğrenciler, ye­raltında 600 yıldan beri kapalı olan ve hiç açılmamış bir oda keşfe­derler. Bu gizli odada Profesör Johnston’a ait okuma gözlüğü ve profesörün el yazısı ile  2 Nisan 1357 tarihli bir acil yardım çağrısı bulurlar. Oysa profesör gü­nümüzde yaşamaktadır ve New Mexico’ dadır..

Bu esrarengiz olayın peşine düşen cesur öğrenciler, ITC Baş­kanı kapitalist Doniger’in yeni bir buluşu ile karşılaştıklarını dehşet içinde fark ederler. Bu üç boyutlu nesneleri, kuantum me­kaniğine göre çalışan makinalarla uzaydaki kurt delikleri içine sokarak geçmiş zamanlara veya ileri tarihlere gönderen akıl almaz bir buluştur. İn­sanlar, bu yöntemle uzayın içindeki kozmik kısa yollardan ortaçağa bile gidebilmektedirler. Yani, bilimsel söyle­miyle, insanları ve nes­neleri çokluevrende belirlenmiş hedeflere fakslayabilen kuantum bil­gisayarların teknolojisi keşfedilmiştir, ya da romana göre bazen arı­zalanan bir ön buluş söz konusudur. Bu buluşun bir tekno-devrim olacağını hisseden, bilim dünyasın­dan bunu saklayan ve bu yönde gizlice deneyler yapan Doniger, elinde olmadan İngiltere’nin Fransa’yı işgal ettiği 14.yüzyıla bağlanan bir geçiş yolu bulmuştur. Hem 14.yüzyıla ait arkeoloji sahasında, hem de buna parelel olarak zaman tüneli makinası içinde çalışma yapan ve bunu öğrencilerin­den saklayan Doniger’in sırdaşı profesör Johnston ise, New Mexico’daki gizli deney anında  kurt deliğine kendini kaptırarak bir anda Fransız şövalyeleri ile İngiliz birliklerinin kıyasıya dövüştüğü feodal sa­vaşın içinde kendini bulur. Onu, o yüzyıldan ve o savaştan kur­tarmaya ant içen oğlu Chris ve  öğrencileri, ITC merkezine gide­rek o makineye bağlanırlar ve ortaçağ giysi ve savaş aletlerini ku­şa­narak teker teker orta çağa geri giderler. Orada, savaş tüm hı­zıyla hüküm sürmektedir. Kaleler kuşatılmakta, gülle atışlarıyla kasabalar ateşe verilmektedir. Cesur Fransa şövalyeleri, İngiliz ordusuna karşı direnmektedir.. Öğrenciler, profesörü bulabile­cekler mi?.. Hayatta kalıp, hepsinin elinde birer tane olan ku­manda aletleriyle, günü­müze, yani 21.yüzyıla geri dönebilecekler midir?.. Her şey olup bit­tikten ve profesör de kurtarıldıktan sonra, Fransız şövalyesi kılığın­daki savaşta bir kulağını kaybet­miş olan Marek, niçin 21.yüzyıla dönmeyi red edip Orta Çağ’da hayatının sonuna kadar yaşama ka­rarı alır?... Yoksa bir aşk mı söz konusudur?.. Hikayenin en başında öğrencilerin kazı esna­sında buldukları kulağı kesik bir şövalye lahiti, aslında Marek’in lahdi değil midir! Tarihte olan bitenin günümüzde izlerine rast­larız. Ama, ya tarihin gerisinde yaşananlar ile şimdiki zaman aynı anda yaşanırsa, ne olur?.. İşte Michael Crichton’un ne­fes kesici romanı olur..”

Zaman zaman günümüz koşullarında ve ağırlıkla orta çağda geçen bu hikaye, arkeoloji, tarih, bilim, bilimkurgu, ge­rilim ve aşk temalarıyla ruhumu elde ederek, benim te­mel hi­kayelerimden biri oldu. İşte onun için yazarı, yani Jurassic Park’ın yazarı Michael Crıchton öldüğünde, baba yazarım Ke­mal Tahir ölmüş gibi üzüldüm.

Neden?.. Çünkü ben bile, ister istemez Küresel Edebi­yat’ın etkisinde kalmışım..

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş